Su öyle bir öyküdür ki, gerçekten de tanımladığı gibi “sonsuza akar” adeta. İnsanın varlığından eskidir su. Yaşatır, büyütür bizi, çevreler karaları ve medeniyetleri oluşturur, milyonlarca tür barındırır içinde ve besler yeryüzündeki tüm canlıları..
Suyun değerini bilmek için güzel sözlere ihtiyaç yok elbet, ama yaşam bizi öyle sınıyor ki bazen “onları sadece hoş kelimeler olarak mı algılamalıydık?” dedirtiyor.
Maalesef bir süre önce, Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) ile tanıştık. Çok uzun yıllardır dünya böylesi bir pandemi (salgın) yaşamamıştı ve çok da hazırlıksız yalakandık ne yazık ki..
Önce algılamakta zorlandık, farkında olamadık belki, sonra şaşkınlık genel bir endişeye dönüştü, hızla korktuk ve evlerimize kapandık. Kendimizden önce sevdiklerimiz için endişelendik. Uzmalarca önerilen tüm tedbirlere sarıldık adeta. Korunmaktan çok korumayı düşündük, özellikle de çocuklarımızı. Evde kaldık, sosyal temastan kaçındık, maskelerimizi taktık ve birden aklımıza gelirverdi suyumuz ve gıdalarımız yeteri kadar temiz ve sağlıklı mı?…
“Bağışıklığı güçlendirmek için bolca temiz su için” dedi uzmanlar, biz de öyle yaptık. Evimize daha çok içme suyu aldık, hem kendimiz içtik hem çocuklarımıza içirdik. Peki bu kez farkında mıydık; sağlık için bolca içtiğimiz suyun temizliğinin ve kalitesinin?..
Su yaşam boyu bizimle olmak zorunda ve temiz bir nefes kadar da vazgeçilmez. Dileriz ki artık suyun anlamını daha farklı algılayacak ve çocuklarımıza da öğreteceğiz. Tüm dünya nüfusunun sadece 3 de birinin temiz su içebildiğini unutmayacağız.
Kendi temiz suyumuzu kolayca üretebilmenin ayrıcalığını yaşamak isteyeceğiz.
Sağlık ve Umut dolu günler
Asilsera Grup